Incoterms ve Teslim Şekilleri

DDP nedir? Risk, masraf ve KDV dağılımı

Kısa cevap

DDP, satıcının malı varış yerinde ithalat gümrüğü tamamlanmış ve vergileri ödenmiş olarak, gelen aracın üzerinde boşaltmaya hazır biçimde teslim ettiği Incoterms 2020 kuralıdır. Masraf ve riskin tamamı bu ana kadar satıcıdadır; yalnızca araçtan boşaltma alıcıya aittir. Satıcıya en ağır yükü bindiren kuraldır ve her taşıma modunda kullanılabilir.

Güncelleme: 24 Ağustos 20266 dk okuma

DDP ne demek

DDP (Delivered Duty Paid) — Türkçe karşılığıyla Gümrük Vergileri Ödenmiş Teslim — Milletlerarası Ticaret Odası’nın (ICC) yayımladığı Incoterms 2020 kuralları içinde satıcıya en geniş yükü bindiren teslim şeklidir. Açılımdaki “duty paid” ifadesi, malın alıcının ülkesine girişinde doğan vergilerin satıcı tarafından ödenmiş olduğunu anlatır.

Kural her taşıma modunda kullanılabilir: karayolu, havayolu, demiryolu, denizyolu ve bunların birleştiği intermodal taşımalarda geçerlidir. FOB, CIF gibi yalnızca deniz ve iç su yolu taşımasına özgü kuralların aksine konteyner sevkiyatlarında da sorun çıkarmaz.

Kural sözleşmede tek başına yazılmaz; yanına teslim yeri eklenir ve olabildiğince dar tarif edilir: “DDP, alıcının Ankara Ostim’deki deposu, Incoterms 2020” gibi. Teslim yeri belirsiz kalırsa masrafın nerede bittiği ve riskin ne zaman geçtiği tartışmalı hale gelir.

Incoterms kuralları malın mülkiyetinin ne zaman geçtiğini, bedelin nasıl ödeneceğini ve sözleşmeye uygulanacak hukuku düzenlemez. Bunlar satış sözleşmesinin ayrı maddeleridir. Sözleşmeye DDP yazmak, tahsilat güvencesi sağlamaz.

Masraf ve risk nerede devrolur

DDP’de iki devir noktası aynı yerde buluşur, ama yine de ayrı düşünülmelidir.

Masraf devri: Satıcı, malı hazırlamaktan varış yerine ulaştırmaya kadar tüm maliyeti üstlenir. İhracat gümrüğü, çıkışta yükleme, navlun, transit ülke geçiş masrafları, varış terminali giderleri, ithalat beyannamesi masrafları ve ithalatta doğan vergiler satıcıya aittir.

Risk devri: Kayıp veya hasar riski, mal varış yerinde gelen aracın üzerinde boşaltılmaya hazır şekilde alıcının tasarrufuna bırakıldığı anda alıcıya geçer. O ana kadar yolda oluşan hasar kural olarak satıcının sorunudur. İstisna: alıcı ithalat işlemleri için gereken yardımı (B7) sağlamaz ya da teslim zamanı/yeri bildirimini (B10) yapmazsa, bundan doğan risk — mal sözleşme malı olarak ayrılmışsa — alıcıya geçer.

Boşaltma ikisinin de dışındadır: araçtan boşaltma alıcıya aittir. Satıcı taşıma sözleşmesi gereği boşaltma bedelini ödemişse, aksi kararlaştırılmadıkça bunu alıcıdan geri isteyemez.

DAP ve DPU ile farkı şudur:

  • DAP (Delivered at Place): Teslim noktası ve risk devri DDP ile aynıdır — araç üstünde, boşaltılmamış. Tek fark ithalat tarafındadır: ithalat gümrük işlemleri ve vergiler alıcıya aittir.
  • DPU (Delivered at Place Unloaded): Satıcı boşaltmayı da yapar, ancak ithalat gümrüğü ve vergileri yine alıcıdadır.
  • DDP: DAP’ın üzerine ithalat gümrük işlemleri ve vergilerinin eklenmiş halidir.

Incoterms 2020’de “boşaltılmış ve vergileri ödenmiş” diye tek bir kural yoktur. Böyle bir düzen isteniyorsa, boşaltmanın kime ait olduğu sözleşmede ayrıca yazılır.

Kalem Satıcı Alıcı
İhracat gümrük işlemleri ve masrafı ✔
Çıkış yerinde yükleme ✔
Ana taşıma (navlun) ✔
Transit ülke geçiş masrafları ✔
Varış terminali / liman masrafları ✔
Yük sigortası Zorunlu değil, risk sende olduğu için pratikte satıcıda Zorunlu değil
İthalat gümrük beyanı, izin ve belgeler ✔
İthalat vergileri (gümrük vergisi, KDV, varsa diğer vergiler) ✔
Varış yerinde araçtan boşaltma ✔
Boşaltma sonrası taşıma ve depolama ✔
Taşıma sırasındaki hasar riski ✔

Sigorta satırı özellikle karıştırılır: Incoterms 2020’de satıcıya sigorta yükümlülüğü getiren kurallar yalnızca CIF ve CIP’tir. DDP’de tarafların sigorta yaptırma zorunluluğu yoktur; ancak risk teslime kadar satıcıda olduğundan yükü sigortalatmak satıcının kendi çıkarınadır.

Satıcının yükümlülükleri

  • Malı ve ticari faturayı sözleşmeye uygun sağlamak.
  • İhracat gümrük işlemlerini tamamlamak, gerekli izin ve belgeleri almak.
  • Varış yerine kadar taşımayı sözleşmeye bağlamak ve navlunu ödemek.
  • Transit ülkelerde gereken gümrük işlemlerini yaptırmak.
  • Varış ülkesinde ithalat beyanını yaptırmak, serbest dolaşıma giriş işlemlerini tamamlamak.
  • İthalatta doğan gümrük vergisi, KDV ve diğer yükümlülükleri ödemek.
  • Malı kararlaştırılan yerde ve sürede, araç üzerinde boşaltmaya hazır teslim etmek.
  • Alıcının malı teslim alabilmesi için gereken belgeleri iletmek.

Alıcının yükümlülükleri

  • Sözleşmedeki bedeli ödemek.
  • Malı kararlaştırılan yer ve zamanda teslim almak.
  • Araçtan boşaltmayı yapmak ve masrafını karşılamak.
  • Satıcının ithalat işlemleri için ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgelerde talep üzerine yardımcı olmak; bu yardımın masrafı satıcıya aittir.
  • Teslimden sonraki tüm risk ve masrafları üstlenmek.

İthalatçı sıfatı ve KDV sorunu

DDP’nin asıl zorluğu lojistikte değil, vergi ve gümrük mevzuatındadır. Birçok ülkede ithalat beyanının ithalatçı sıfatıyla yapılabilmesi için beyan sahibinin o ülkede yerleşik veya vergi mükellefi olması aranır. Yurt dışındaki satıcının bu sıfatı kendi adına taşıması çoğu zaman mümkün değildir. Türkiye’ye yapılan ithalatta da beyanın kimin adına ve hangi temsil biçimiyle verilebileceği 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 5. maddesi (temsil ve temsilcinin Türkiye Gümrük Bölgesi’nde yerleşik olması; sınırlı istisnalarla) ve ikincil düzenlemelerle sınırlanmıştır.

İkinci sorun ithalat KDV’sidir. DDP’de bu KDV sözleşme gereği satıcıya yüklenir; ancak Incoterms yalnızca taraflar arasındaki masraf paylaşımını belirler, vergi idaresine karşı mükellefi belirlemez (Türkiye’de ithalatta KDV mükellefi malı ithal eden, yani beyan sahibidir). Ancak satıcı varış ülkesinde KDV mükellefi olmadığı için ödediği tutarı çoğunlukla indirim konusu yapamaz; vergi, geri alınamayan bir maliyete dönüşür. Uygulamada bu yüzden “DDP, KDV hariç” benzeri sözleşme kayıtlarına rastlanır. Bu kayıt Incoterms kuralının bir parçası değildir; tarafların ayrıca ve açıkça kararlaştırması gereken bir istisnadır. Kararlaştırılmazsa KDV satıcıdadır.

Ne zaman doğru seçim

  • Satıcının varış ülkesinde kendi tüzel kişiliği veya şubesi varsa (bazı ülkelerde yerleşik olmayanlara açık KDV kaydı da yeterli olabilir). Türkiye’ye ithalatta ise ithalatçı sıfatı ve ithalat KDV’sinin indirimi pratikte Türkiye’de yerleşik bir tüzel kişilik/şube gerektirir. Bu durumda satıcı ithalatçı olabilir ve KDV’yi indirebilir.
  • Numune ve garanti kapsamındaki yedek parça gibi alıcının gümrük süreciyle uğraşmak istemediği küçük sevkiyatlarda. Geçici ithalat rejimi veya ATA Karnesi ile vergi ödenmeden giren fuar malzemesi için ise DDP doğal bir seçim değildir.
  • Alıcının ithalat deneyimi olmayan bir son kullanıcı olduğu satışlarda.
  • Sınır ötesi e-ticarette. Vergi ve harçlar sepette peşin tahsil edilir (DDP tahsilatı); bu kalem, malın toplam varış maliyeti olan landed cost hesabının bir bileşenidir. Alıcı kapıda beklenmedik bir fatura ile karşılaşmaz. Bu da teslim alınmayan gönderi, iade ve şikâyet oranını düşürür. Avrupa Birliği’ne yapılan düşük değerli gönderilerdeki IOSS gibi özel KDV rejimleri, bu modeli platformlar için daha yönetilebilir hale getirmiştir.

Ne zaman yanlış seçim

  • Satıcı varış ülkesinde ithalat beyanı yaptıramıyorsa. En sık görülen hata budur. Böyle bir durumda mal gümrükte bekler, ardiye ve demuraj işler, sorumluluk tartışması büyür. ICC’nin yaklaşımı nettir: satıcı ithalat işlemlerini üstlenemiyorsa DDP yerine DAP veya DPU kullanılmalıdır.
  • Vergi mükellefiyeti riski varsa. Satıcının varış ülkesinde düzenli DDP satışı yapması, orada KDV kaydı açtırma yükümlülüğü veya işyeri/daimi temsilcilik tartışması doğurabilir. Bu, tek bir sevkiyatın lojistik kararı gibi görünse de vergisel sonuç üretir.
  • İthalatta özel izin, lisans veya kota gerekiyorsa. Bazı izinler yalnızca yerleşik ithalatçıya verilir. Varış ülkesinde yerleşik tüzel kişiliği veya şubesi olmayan satıcı bu belgeyi genellikle temin edemez.
  • Alıcı ithalatçı olarak avantaj sağlıyorsa. Alıcının dahilde işleme izni, muafiyet veya tercihli tarife hakkı varsa, DDP bu avantajı kullanılamaz hale getirebilir.
  • Vergi oranları öngörülemiyorsa. Anti-damping vergisi, ilave gümrük vergisi veya GTİP tartışması çıkarsa fark satıcıya yansır ve fiyat teklifi anlamsızlaşır.

Yaygın hatalar

  • Teslim yerini yazmamak. “DDP Türkiye” bir teslim yeri değildir. Şehir, adres ve mümkünse tesis adı yazılmalıdır.
  • Kural sürümünü belirtmemek. Sözleşmede “Incoterms 2020” ibaresi yoksa hangi sürümün geçerli olduğu tartışılır.
  • Boşaltmayı satıcıya ait sanmak. DDP’de boşaltma alıcıdadır. Vinç, forklift veya rampa gerekiyorsa bunu alıcı ayarlar.
  • Sigortayı kuralın verdiğini sanmak. DDP sigorta yükümlülüğü doğurmaz. Poliçe ayrıca yapılır.
  • KDV’yi sessizce dışarıda bırakmak. “DDP” yazıp KDV’yi alıcıdan beklemek çalışmaz. İstisna sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
  • Riski masrafla aynı sanmak. İki kavram DDP’de aynı noktada birleşir ama hukuken ayrıdır; hasar tazminatı ile masraf paylaşımı farklı hükümlere dayanır.
  • Gecikme cezalarını atlamak. Varışta bekleme, ardiye ve demurajın kime ait olacağı teslim anına göre belirlenir; teslim gerçekleşmeden doğan masraf kural olarak satıcıdadır; ancak bekleme alıcının bilgi/belge yardımını (B7) veya bildirimini (B10) yapmamasından kaynaklanıyorsa doğan ek masraf — mal sözleşme malı olarak ayrılmışsa — alıcıya aittir.
  • Süreci sevkiyat başladıktan sonra çözmeye çalışmak. İthalat beyanının varış ülkesinde kimin adına verileceği, hangi belgelerin gerektiği ve vergi yükünün nasıl hesaplanacağı, gümrük müşavirliği ve mevzuat danışmanlığı kapsamında yükleme öncesinde netleştirilmesi gereken konulardır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Mevzuat değişir; işleme başlamadan önce güncel durum teyit edilmelidir.

S.S.S

  • DDP ile DAP arasındaki fark nedir?

    Her iki kuralda da satıcı malı varış yerinde, gelen aracın üzerinde boşaltmaya hazır teslim eder ve risk aynı noktada alıcıya geçer. Fark yalnızca ithalat tarafındadır: DAP'ta ithalat gümrük işlemleri ve vergiler alıcıya, DDP'de satıcıya aittir. Satıcı varış ülkesinde ithalat beyanı yaptıramıyorsa DAP veya DPU kullanılması gerekir.

  • DDP'de sigorta yaptırmak zorunlu mu?

    Hayır. Incoterms 2020'de satıcıya sigorta yükümlülüğü getiren kurallar yalnızca CIF ve CIP'tir; DDP'de tarafların hiçbirine sigorta zorunluluğu getirilmez. Ancak risk teslim anına kadar satıcıda olduğu için yük sigortasını satıcının yaptırması pratik bir gerekliliktir.

  • DDP'de ithalat KDV'sini kim öder?

    Kural gereği ithalatta doğan tüm vergileri satıcı öder ve KDV de buna dahildir. Satıcı varış ülkesinde mükellef olmadığı için bu tutarı çoğu zaman indiremez, vergi geri alınamayan bir maliyete dönüşür. Taraflar KDV'yi sözleşmede ayrıca kararlaştırabilir; bu istisna Incoterms kuralının kendisinden gelmez.

  • DDP hangi taşıma modlarında kullanılır?

    DDP her taşıma modunda kullanılabilir. Karayolu, havayolu, demiryolu, denizyolu ve intermodal sevkiyatlarda geçerlidir; konteyner taşımalarında da sorun çıkarmaz. Kullanımı sınırlayan şey taşıma modu değil, satıcının varış ülkesinde ithalat işlemlerini yaptırıp yaptıramamasıdır.

Daha akıllı taşımaya hazır mısınız?

Çağrı merkezi yok, top çevirme yok. Sadece işi bilen, yardıma hazır insanlar.

Bizimle çalışın